Akademisyenlere Dijital İçerik Gelirinde Ticaret Yasağı

Cumhurbaşkanlığı'nın YÖK'e gönderdiği görüşe göre akademisyenlerin içerik üretimi, uygulama geliştirme ve sosyal medya gelirleri, 657 sayılı Kanun'daki ticaret yasağı kapsamına girdi.
Haberler Kaynak: akademiktr.com
Yayınlanma: 10.09.2026
Akademisyenlere Dijital İçerik Gelirinde Ticaret Yasağı Haberler

Kamu üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin dijital dünyadaki gelir getirici faaliyetleri, resmî bir görüş yazısıyla mercek altına alındı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, öğretim üyelerinin içerik üreticiliği, mobil uygulama geliştirme, web sitesi işletmeciliği ve sosyal medya yayıncılığı gibi faaliyetlerden sağladığı kazancın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki ticaret yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) bildirdi.

Sürecin Başlangıcı: YÖK'ün Görüş Talebinden Cumhurbaşkanlığı'nın Cevabına

Konu, YÖK'ün 17 Haziran 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı'na gönderdiği bir yazıyla gündeme geldi. YÖK, akademisyenlerin dijital platformlarda yürüttüğü içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve benzeri faaliyetlerin hukuki durumunun netleştirilmesini istedi.

Bu talep üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı devreye girdi ve 20 Ağustos 2026'da konuyla ilgili bir vergi değerlendirmesi hazırladı. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, bu değerlendirmeyi esas alarak nihai görüşünü 2 Eylül 2026 tarihinde YÖK Başkanlığı'na iletti. Yazı, Genel Müdür Vekili Ali Yavuz Birincioğlu imzasını taşıyor.

657 Sayılı Kanunun 28. Maddesi Ne Diyor?

Görüşün dayandığı hüküm, 657 sayılı Kanun'un Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı başlıklı 28. maddesi. Madde, devlet memurlarının Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir ya da esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamayacağını, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamayacağını, ticari mümessil, ticari vekil ya da şirket ortağı olamayacağını hükme bağlıyor. Madde ayrıca memurların ofis, büro veya muayenehane gibi yerler açarak serbest meslek icra edemeyeceğini de belirtiyor.

Yasağın kapsamı dışında bırakılan istisnalar sınırlı sayıda:

  • Üyesi olunan yapı, kalkınma ve tüketim kooperatiflerindeki yönetim-denetim görevleri
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan yardım sandıklarındaki üyelikler
  • Özel kanunlarda ayrıca belirtilen görevler

İçerik üreticiliği, uygulama geliştirme, web yayıncılığı ya da sosyal medya faaliyetleri bu istisnalar arasında yer almadığından, bu alanlardan elde edilen gelirin genel yasak kapsamında olduğu değerlendirildi.

Vergide İstisna Var, Disiplin Sorumluluğu Ayrı Değerlendiriliyor

Görüş yazısının bir diğer boyutu vergi mevzuatına dayanıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı'na göre sosyal içerik üreticiliği, mobil uygulama geliştiriciliği ve benzeri dijital faaliyetlerden elde edilen kazanç, Gelir Vergisi Kanunu'nun 37. maddesi uyarınca ticari kazanç sayılıyor. Bu gelirler, kanunun mükerrer 20/B maddesindeki şartları taşıması hâlinde gelir vergisinden istisna tutulabiliyor; istisnadan yararlanmak için kazancın Türkiye'de açılan özel bir banka hesabından tahsil edilmesi gerekiyor ve banka, aktarılan hasılat üzerinden kaynakta stopaj kesiyor.

İstisnanın da bir tavanı bulunuyor: 2026 yılı için belirlenen dördüncü gelir dilimi sınırı olan 5 milyon 300 bin lirayı aşan içerik üreticileri ve uygulama geliştiriciler istisnadan tamamen çıkıyor; gelirlerinin tamamı normal ticari kazanç hükümlerine göre vergilendiriliyor.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin yazısında altı çizilen nokta ise şu: bir kazancın vergi mevzuatında istisna kapsamında sayılması, o kazancın devlet memurları açısından 657 sayılı Kanun'daki ticaret yasağını ortadan kaldırmıyor. Vergi mükellefiyeti düzenli yerine getirilse dahi, faaliyetin kendisi 657'nin 28. maddesi çerçevesinde ayrıca değerlendiriliyor.

Akademisyenlerin Statüsünde Ayrı Bir Boyut

657 sayılı Kanun'un 1. maddesi, üniversite öğretim üye ve yardımcılarını mali hükümler dışında bu kanuna değil, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na tabi tutuyor. Görüş yazısı YÖK'e gönderildiği ve akademik personeli doğrudan ilgilendirdiği için, değerlendirmenin akademisyenler açısından hangi mevzuat çerçevesinde uygulanacağı üniversitelerin gündemine taşındı.

Üniversitelerdeki Yansımalar

Görüş yazısının üniversite rektörlüklerine ulaşmasının ardından bazı öğretim üyeleri, dijital platformlardaki paylaşımlarını durdurdu. Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan, kararın ardından video paylaşımlarına son verdiğini açıkladı. Bir başka akademisyen de rektörlüğüne Ankara kaynaklı bir yazı ulaşması üzerine kendi YouTube kanalını kapattığını duyurdu.

Kapsam Konusunda Belirsizlik Sürüyor

Görüş yazısı doğrudan gelir elde edilen faaliyetlerden söz ediyor; ancak reklam geliri düşük, düzensiz ya da bulunmayan eğitim ve bilgilendirme içeriklerinin aynı kapsamda değerlendirilip değerlendirilmeyeceği netlik kazanmadı. Faaliyetin niteliği, elde edilen gelirin miktarı, sürekliliği ve organizasyon biçiminin her olayda ayrı ayrı incelenmesi bekleniyor.

Şimdilik ne YÖK ne de üniversiteler, akademisyenlere yönelik somut ve tek tip bir uygulama rehberi yayımladı. Konunun önümüzdeki dönemde üniversite senatolarının gündemine daha yoğun şekilde taşınması bekleniyor.

Artık haberler size gelsin

Anlık gündem ve sıcak gelişmelerden haberdar olmak için AkademikTR mobil uygulamasını indirin ve Instagram hesabımızı takip edin.

Etiketler: #yök #akademisyen #sosyal medya

HABERE YORUM KAT

Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!