Kişiye özel hazırlanan araştırma görevlisi ilanına itiraz edilebilir mi?

Araştırma görevlisi ilanına başvuran aday, ilan ve sınavın rakibi kayırdığını iddia etti. Kamu Denetçiliği Kurumu bilirkişiye başvurdu, işte çıkan sonuç.
Haberler Kaynak: akademiktr.com
Yayınlanma: 06.09.2026  · Güncellendi: 07.09.2026
Kişiye özel hazırlanan araştırma görevlisi ilanına itiraz edilebilir mi? Haberler

Bir üniversitenin araştırma görevlisi ilanına başvuran aday, hem ilan şartlarının hem de sınav sorularının belirli bir kişiyi kazandıracak şekilde hazırlandığından şüphelendi. Sınavı kaybeden başvuran, alımın gerçekten liyakate dayalı yapılıp yapılmadığının incelenmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu'na (Ombudsmanlık) başvurdu.

Başvuran neyi sorun etti?

İzmir Demokrasi Üniversitesi'nin Uygulamalı Psikoloji Anabilim Dalı için açtığı araştırma görevlisi ilanına başvuran aday, ilanda yer alan psikoloji alanında tezli yüksek lisans yapıyor olmak şartını, kadroyu kazanan kişinin aslında karşılamadığını iddia etti. Başvuran ayrıca yazılı sınavda sorulan bağımlılığa yönelik bir müdahale programı geliştirilmesi sorusunun, ilanla doğrudan örtüşmeyen ama başarılı olan adayın kendi uzmanlık alanına çok yakın bir soru olduğunu, bunun da haksız bir avantaj yarattığını öne sürdü. 26 başvurudan başarılı sayılan aday 89 puan alırken, başvuran sadece 55 puanda kalmıştı.

Üniversite iddialara ne cevap verdi?

İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörlüğü, kazanan adayın öğrencisi olduğu Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Programının, ilanda aranan uygulamalı psikoloji alanıyla doğrudan ilintili olduğunu savundu. Sınavdaki bağımlılık sorusunun da haksız bir rekabete yol açacak nitelikte olmadığını belirtti.

Kamu Denetçiliği Kurumu konuyu nasıl araştırdı?

Kurum, iddiaların teknik ve alana özgü bilgi gerektirmesi nedeniyle, ilgili alanda görev yapan 3 öğretim üyesini bilirkişi olarak görevlendirdi. Bilirkişi incelemesinde ilginç bir ayrım ortaya çıktı: Kazanan adayın yüksek lisans yaptığı programın, ilandaki yüksek lisans şartını gerçekten karşıladığı tespit edildi; yani bu noktada bir usulsüzlük bulunmadı.

Ancak sınav sorularına bakıldığında farklı bir tablo çıktı. Sınavdaki ikinci ve üçüncü sorular genel nitelikteyken, bağımlılığa yönelik müdahale programı sorusu oldukça spesifik bir alana yönelikti — tam da kazanan adayın kendi uzmanlık alanına denk düşüyordu. Bilirkişiler, akademik personel seçiminde soruların belirli bir adayın mesleki pratiğine değil, tüm adayların ortak eğitim sürecinde edindiği temel bilgilere dayalı olması gerektiğini vurguladı. Bu haliyle sorunun sınavın nesnelliğini ve eşitlik ilkesini zedeleyebileceği sonucuna varıldı.

Sonuç: İtiraz haklı bulundu mu?

Kamu Denetçiliği Kurumu, sınav değerlendirmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığına karar vererek başvuruyu kabul etti. Yani cevap net: Bir akademik kadro ilanı ya da sınavı, belirli bir adayı tarif eder şekilde öznel ve dar kapsamlı hazırlanamaz; sorular tüm adayların ortak bilgi düzeyini ölçecek şekilde nesnel ve denetlenebilir olmalıdır. Böyle bir usulsüzlük tespit edildiğinde itiraz kabul görebiliyor.

Kurum, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörlüğüne, sınavın ilgili mevzuattaki ilke ve esaslara göre yeniden düzenlenmesi için tavsiyede bulundu. Üniversitenin bu tavsiye üzerine alacağı kararı 30 gün içinde Kuruma bildirmesi zorunlu. Karar ayrıca bilgi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına da gönderildi. Üniversite tavsiyeye uymazsa, başvuranın dava açma yolu saklı kalıyor.

Bu karar, akademik kadro ilanlarında "kişiye özel" şart veya soru hazırlandığını düşünen diğer adaylar için de önemli bir emsal: Böyle bir iddia, bilirkişi incelemesiyle somut şekilde ortaya konabiliyor ve haklı bulunduğunda sınavın yenilenmesiyle sonuçlanabiliyor.

Artık haberler size gelsin

Anlık gündem ve sıcak gelişmelerden haberdar olmak için AkademikTR mobil uygulamasını indirin ve Instagram hesabımızı takip edin.

HABERE YORUM KAT

Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!