Öğretim üyesinden gelen arama mobbing sayılır mı?
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi, bir arkadaşının bilimsel çalışmasına destek olmak amacıyla, üyesi olduğu Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği WhatsApp grubunda bir akademik anket linki paylaştı. Öğrenci, bu araştırmanın yürütücüsü, danışmanı ya da yasal sorumlusu olmamasına rağmen, grubun yöneticisi olan bir öğretim üyesinin kendisini mesai saatleri dışında şahsi telefonundan arayarak tehdit edici ifadeler kullandığını ve gayri resmi yollarla etik kurul belgesi ile danışman ismi talep ettiğini öne sürdü. Öğrenci bu durumu yetki gaspı ve mobbing olarak nitelendirerek üniversiteye şikayette bulundu; şikayetinin usulsüzce kapatıldığını belirterek konunun bağımsız bir muhakkik tarafından yeniden incelenmesini KDK'dan talep etti.
Üniversite süreci nasıl açıkladı?
Üniversite, öğrencinin kendi bölümüyle ilgisi olmayan bir WhatsApp grubunda, sorumlu araştırmacısı olmadığı bir ankete link paylaşmasının mevzuata ve etik kurallara uygun olmadığını savundu. İlgili yönergelere göre bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anketlerde katılımcıların açık rızası ve kurum izni alınmadan veri toplanmasının etik ihlal sayıldığını, etik kurula başvurunun da ancak sorumlu araştırmacı tarafından yapılabileceğini belirtti. Üniversite, öğretim üyesinin talebinin bilimsel araştırmanın etik kurallara uygun yürütülmesini hatırlatmaktan ibaret olduğunu, akademik, idari ve hukuki yükümlülükler çerçevesinde hareket edildiğini ifade etti.
KDK olayı nasıl değerlendirdi?
KDK, konuyu bilimsel araştırma etiğine ilişkin yönergeler ve insan araştırmaları etik kurulu düzenlemeleri çerçevesinde inceledi. Kurum, ankete ait sorumlu araştırmacının başvuran değil, üçüncü kişi konumundaki arkadaşı olduğunu, öğrencinin kendi bölümüyle ilgisi olmayan bir grupta bu anketi paylaşmasının etik ihlallere yol açabilecek nitelikte olduğunu, dolayısıyla öğretim üyesinin etik kurul izni ve danışman bilgisi talep etmesinin yerinde olduğunu değerlendirdi.
İddialar 'soyut ve öznel' bulundu
KDK, başvuranın öğretim üyesinin tutumunu baskı, rahatsız edici iletişim ve korkutucu ifadeler olarak nitelendirmesine karşın, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin bu iddiaları somut biçimde doğrulamadığı sonucuna vardı. Üniversitenin CİMER başvurusu sonrasında yaptığı incelemede öğrencilerin bilimsel araştırma özgürlüğünün kısıtlanmadığının, sürecin sadece etik kurallara uygunluğun hatırlatılmasından ibaret olduğunun tespit edildiğini belirtti. Bu çerçevede, idarenin şikayeti reddetme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar verildi.
Sonuç: Başvuru reddedildi
KDK, açıklanan gerekçelerle başvurunun tümüyle reddine karar verdi. Ancak idarenin, ret kararında başvurana hangi sürede hangi mercie itiraz edebileceğini göstermediği, bunun iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu tespit edilerek üniversiteye bu konuda düzeltme önerildi.
Kararın benzer durumlar için önemi
Bu karar, öğrencilerin başka bölümlerin iletişim gruplarında, sorumlusu olmadıkları bilimsel çalışmalara ait anket veya bağlantı paylaşmasının etik kurallar açısından sorunlu görülebileceğini; öğretim üyelerinin bu tür paylaşımlarda etik kurul izni ve danışman bilgisi istemesinin, tek başına mobbing veya yetki aşımı olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koyuyor.
Anlık gündem ve sıcak gelişmelerden haberdar olmak için AkademikTR mobil uygulamasını indirin ve Instagram hesabımızı takip edin.
Sıkça Sorulan Sorular