Yazılıda birinci olup sözlüde elenmek hukuka aykırı mı?
Erciyes Üniversitesi'nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan bir personel, sağlık teknikerliği kadrosuna geçmek için girdiği unvan değişikliği sınavında yazılıdan 91,83 puanla birinci olmasına rağmen sözlü sınavda 52 puan alarak elendi. Adayın "sözlü sınav objektif değil, denetlenemiyor" itirazını Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) inceledi ancak başvuruyu reddetti.
Başvuran ne yaşadı?
Aday, YÖK'ün 2024 yılı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavına başvurdu, yazılıda yüksek puan aldı ve 13 Mart 2025'te Erciyes Üniversitesi'nde sözlü sınava girdi. Sözlüde 100 üzerinden 52 puan alarak 70 puanlık barajı geçemedi ve başarısız sayıldı.
İtirazında, kendisine sorulan soruların yönetmelikte sayılan kriterleri (bilgi düzeyi, ifade yeteneği, liyakat vb.) gerçekten ölçmediğini, verdiği cevapların komisyon üyelerinin keyfi takdirine bırakıldığını ve bu nedenle sözlü sınavın denetlenemez olduğunu öne sürdü. Ayrıca başka bir adaya verilen ret cevabında "sorular akademisyenlerce hazırlandı" ifadesinin kendisine verilen cevapta yer almamasını, soruların kendisi için farklı ve objektiflikten uzak hazırlandığına dair bir işaret olarak yorumladı.
Üniversite savunmasında ne dedi?
Erciyes Üniversitesi, sınavın ilgili yönetmeliğe uygun yapıldığını, sürecin görüntülü ve sesli kayıt altına alındığını belirtti. Adaya sorulan soruların içeriğini de paylaştı: Tıbbi sekreterlik mevzuatına, adli vaka prosedürüne ve genel kültüre dair sorulara adayın tam ve doğru cevap veremediği kaydedildi. Üniversite, başka bir adaya (N.Y.) verilen cevapta "sorular akademisyenlerce hazırlandı" ifadesinin yer almasının, her itirazın kendi içeriğine göre ayrı değerlendirildiğinden kaynaklandığını, başvuranın sorularının da aynı şekilde alanında uzman akademisyenlerce hazırlandığını savundu.
KDK iddiayı nasıl inceledi?
KDK, konuyu hem mevzuat hem de yerleşik yargı içtihadı çerçevesinde değerlendirdi. Danıştay kararlarına atıfla, sözlü sınavlarda bazı kriterlerin (bilgi düzeyi gibi) somut olarak, bazılarının ise gözlem ve kanaate dayalı olarak değerlendirilebileceğini, ancak bunun denetlenebilir olması için sınav öncesinde soruların hazırlanmış olması, her adaya sorulan soru ve cevapların kayda geçirilmesi ve hangi üyenin hangi notu verdiğinin tutanakla gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Yapılan incelemede, Erciyes Üniversitesi'nin bu şartları sağladığı görüldü: Sorular önceden hazırlanmış, aday kura ile kendi sorusunu çekmiş, süreç görüntülü ve sesli kayıt altına alınmıştı. Bu nedenle KDK, somut bir hukuka aykırılık tespit edemedi.
Sonuçta ne karar verildi?
KDK, başvuranın "başarısız sayılma" işleminin iptali talebini reddetti. İlginç bir ayrıntı, dosyayı inceleyen Kamu Denetçisi'nin aslında "kısmen tavsiye kısmen ret" yönünde bir öneri hazırlayıp Kamu Başdenetçisi'ne sunmuş olmasıydı; ancak Kamu Başdenetçisi bu öneriyi kabul etmeyip tam ret kararı verdi.
Karar kesin bir ret olduğu için idareye herhangi bir yükümlülük doğmadı. Yalnızca, ret yazısında "karara karşı hangi yollara başvurulabileceğinin gösterilmediği" tespit edilerek, idarenin bundan böyle bu iyi yönetim ilkesine uyması istendi.
Bu karar benzer durumlar için ne anlama geliyor?
Karar, sözlü sınavlara itiraz eden adaylar için önemli bir çerçeve çiziyor: İdare, soruları önceden hazırlayıp sınavı görüntülü/sesli kayıt altına aldığı sürece, düşük puan itirazlarının KDK nezdinde başarılı olma ihtimali düşük. KDK'nın önceki kararlarında sıkça tavsiye ettiği "kayıt altına alma" ve "soruların önceden hazırlanması" uygulamaları, bu davada idarenin lehine sonuç doğurdu.
Anlık gündem ve sıcak gelişmelerden haberdar olmak için AkademikTR mobil uygulamasını indirin ve Instagram hesabımızı takip edin.
Sıkça Sorulan Sorular